|
ŞİŞMANLIĞIN TANISINDA ANTROPOMETRİK ÖLÇÜMLER
Yeterli ve
Dengeli Beslenme Nasıl Olur?
Beslenme, büyüme ve yaşamın
sürdürülmesi ve sağlığın korunması için besinlerin kullanılmasıdır. Beslenme
hiçbir zaman sadece karın doyurmak anlamına gelmez. Besinlerimiz çok
çeşitlidir. Her çeşit besinin içinde değişik miktarlarda “besin öğesi”
dediğimiz kimyasal moleküller bulunur. Bugüne değin beslenme bilimi üzerindeki
araştırmalar, insanın büyüme, gelişme ve sağlıklı olarak yaşamını sürdürmesi
için 40’dan fazla türde besin öğesine gereksinimi olduğunu göstermiştir.
İnsanların gereksinimi olan bu besin öğelerini altı grupta toplayabiliriz:
1. Proteinler
2. Karbonhidratlar
3. Yağlar
4. Mineraller
5. Vitaminler
6. Su
Yeterli
Beslenme, genellikle vücudun yaşamı ve çalışmasını sürdürebilmesi için gerekli
enerjinin sağlanması anlamına gelir. Karbonhidratlar, yağlar ve protein enerji
sağlayan öğelerdir. Dengeli beslenme ise, enerji yanında bütün besin öğelerinin
gereksinim kadar sağlanmasıdır.
Besinler içerdikleri besin öğeleri ile görünüş, şekil
ve lezzet yönünden 5 ana besin grubunda toplanabilirler:
1. Etler: Bu grup
protein, doymuş yağ ve özellikle Demir yönünden zengindir.
2. Süt ve Türevleri: Protein, doymuş yağ ve karbonhidrat içerir. Kalsiyum yönünden zengindir.
3. Tahıllar: Karbonhidrattan
zengindir ve az miktarda protein vardır.
4. Sebze ve Meyveler: En iyi C vitamini kaynağıdır. Karbonhidrat içerir.
5. Yağ ve Şeker: Bu grup, diğer
gruplardaki besinlerden elde edilir. Şekerler saf karbonhidrat. Süt yağı
dışındakiler ise yalnız yağdır.
ŞİŞMANLIK VE ŞİŞMANLIĞIN TANISINDA
ANTROPOMETRİK ÖLÇÜMLER
Çoğu yetişkin insan sinirsel,
hormonsal, kimyasal ve fiziksel mekanizmalarla enerji alımı ile harcama
arasında denge kurarak bedeninin ağırlığını belirli düzeyde tutmaktadır. Bu
mekanizmanın bir ya da birkaçındaki bozukluk bu dengenin bozulmasına neden
olur. Dengenin bozulması beden ağırlığının değişmesiyle sonuçlanır.
Beden ağırlığı; kemik, diş, kas,
organlar, sıvılar ve adipoz dokunun toplamıdır. Bunların her biri üreme,
büyüme, fiziksel aktivite ve yaşla değişikliğe uğrar. Adipoz doku enerji alım
ve fiziksel aktivite düzeyine bağlı olarak farklılık gösterir. Genelde adipoz
doku “yağ kütlesi-FM” diğer bileşenler ”yağsız kütle-LBM” olarak tanımlanır.
LBM oranı erkek bedenin de kadın bedeninden daha yüksektir. Yetişkin kadının
beden ağırlığının %20-27’si adipoz dokudur. Bunun da %12 si temel yağdır.
Yetişkin erkek beden ağırlığının %12-15’i adipoz dokudur ve %4-7’si temel
yağdır. Adipoz doku beyaz ve kahverengi olmak üzere iki grupta toplanır. Adipoz
dokunun bedenin alt bölümünde toplanmasına JENOİD TİP (Armut tip)denir. Bu
genelde kadına özgüdür. Bel ve üst karında toplanması ise ANDROİD TİP (Elma
Tip).Bu da daha çok erkeğe özgü bir yağ dağılımıdır. Bölgesel yağ dağılımı
hipertansiyon, Tip2 DM, Kalp-damar hastalıkları ile ilintilidir. Adipoz doku
önceden sentezlenmiş yağ hücrelerine lipit eklenerek genişleyebilir(hipertropi)
veya yeni hücreler sentezlenerek hücrelerin sayıları artar(hiperplazi).
Ağırlık kazanımı her iki yolla da olur. Hiperplazi daha çok çocuklarda büyüme
sürecinin bir kısmıdır. Yetişkinlikte yağ biriktirme kapasitesi dolunca,
hiperplazi şeklinde bir yağlanma olabilir. Normal büyümede yağlanma en çok %25
civarındadır ve yaşamın ilk 6 ayında olur. Daha sonra ince tipli çocuklarda yağ
hücresinin ölçüsü azalırken, toplu çocuklarda değişmez.5 yaş ve 16 yaş
yetişkinlikte ki fazla yağlanmanın işareti sayılır.
ŞİŞMANLIK(OBEZİTE): sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının
artmasıdır. Diğer bir tanımla vücut ağırlığının yaş, cinsiyet ve boy uzunluğuna
göre %20 ve üzerinde fazla olmasıdır. Ancak bu tanıma göre birey şişman mı
yoksa kas kitlesi mi fazla tanımlanamamaktadır. Vücutta ki yağ miktarı ve
tanımına bağlı olarak hastalıkların morbidite ve mortalitesi değişkenlik
göstermekte, yaşam kalitesi ve süresi olumsuz yönde etkilenmektedir. Kalp damar
hastalıkları, hipertansiyon, kanser (meme, prostat, kolon, endometrium), Tip2
diabet, osteoartrit, safra kesesi hastalıkları, uyku apnesi, solunum yetmezliği
görülme sıklığı artmaktadır. Günümüzde
birçok ülkede çocuk ve yetişkinlerde obezite prevelansındaki artış ürkütücü
boyutlara ulaşmıştır. Şişmanlığın önlenmesi halk sağlığı açısından önem taşır.
Sağlıklı yaşam alışkanlığının desteklenmesi gerekir. Bu bireysel bir olgu
değildir. Toplum, hükümetler, medya ve besin sanayinin birlikte yürüteceği
çalışmalardır. Hafif şişmanlık, toplu ya da kilolu olma durumu ise vücut
ağırlığının boy uzunluğuna göre önerilen referans değerin (standart) veya
relatif ağırlığın üzerinde olmasıdır. Bir bireyin şişman ya da kas kitlesinin
fazlalığına bağıntılı olarak hafif şişmanlığın tanımlanabilmesi için vücut
ağırlığının, vücut bileşiminin ve vücutta yağın dağılımının değerlendirilmesi
gerekir. Bu maçla sahada ve klinikte kullanılan antropometrik ve laboratuar
yöntemleri bilmek ve koşullara uygun olanı seçmek gerekir.
Vücut Bileşiminin Saptanması
Vücut bileşimi; büyüme ve gelişme,
yaş, ırk, cinsiyet, beslenme durumu, özel diyetler, egzersiz, hastalık ve
genetik etmenlerle etkilenmekte ve değişkenlik göstermektedir. Günümüzde vücut
bileşimi;
1. Atomik
2. Moleküler
3. Hücresel
4. Doku Sistem
5. Tüm vücut düzeylerinde değerlendirilmektedir. In vivo
koşullarda direkt ölçümler insanlarda mümkün olmadığı için vücut bileşimi
indirekt yöntemlerle saptanmaktadır.
Beş Düzey Modeli
1.ATOMİK: Atomlar ve elementler tüm
biyolojik organizmaların temel taşıdır. Altı temel element (oksijen, karbon, hidrojen,
kalsiyum ve fosfor) vücut ağırlığının >%98’ini ve tek başına oksijen
>%60’ını oluşturur. Geri kalan elementler ( Na, K, CL, Mg, S ve diğerleri)
ise vücut ağırlığının <%2’sini oluşturur. Bu düzeyde bileşiminin
saptanmasında kullanılan yöntemler; nötron aktivasyon analizi, tüm vücut K40
sayımı ve dilüsyon tekniğidir.
2. MOLEKÜLER: Su, lipit, protein,
mineral ve glikojen gibi temel bileşenlerden oluşur. Vücut; yağ dokusu ve
yağsız vücut dokusu (FFM) olarak iki grupta incelenmektedir. Yağsız vücut dokusu
kas, kemik, ekstra sellüler su ve diğer bileşenlerden oluşmaktadır. FFM; vücut
ağırlığı ve yağ dokusu arasındaki farktır.
Vücut
dansitesi: Vücut
hacmi hidrodensitometre veya su altında vücut ağırlığının saptanması ile
bulunur ve vücut dansitesinin en güvenilir saptama
yöntemidir. Şişman kişilerde son yıllarda plethysmograf
veya BODPOD Vücut Bileşim Sistemi vücut hacminin saptanmasında kullanılan yeni
yöntemlerdir. 6-18 yaş grubu çocuklarda da bu teknik kullanılmaktadır. Hızlı,
uygulamasının kolay olması, yaşlı, şişman ve engelliler için de uygun olması
yöntemin önemini arttırmaktadır.
Biyoelektrik
impedans analizi(BIA) : BIA, vücut ağırlığı ve boy uzunluğuna dayalı
hacim, yağ ve yağsız doku miktarı ve iletkenliğine yönelik bir ilişkidir. Yağ
ve yağsız vücut dokusunun geçirgenliği farklıdır. Yağ dokusunun geçirgenliği
düşüktür. El ve ayaklardan zayıf bir akım (800 mA;50 KHz) tetrapolar elektrotlar
arasından geçirilerek vücut impedansı, ticari impedans aletleri yardımı ile
ölçülür. Ayrıca banyo terazisi biçiminde ayaktan ayağa impedans ölçen bir
alette bulunmaktadır. Ölçüm yaparken bireyin üstünde metal bulunmamalıdır. Mensrüasyon durumu, vücut ısısı, oral kontraseptif
kullanımı egzersize bağlı dehidrasyon, aşırı su
içilmesi, yemek sonrası ölçüm yapılması %3-5 oranında hataya neden olur. Alet
denklemler yardımıyla kayıt edilen ağırlık, boy, yaş ve cinsiyete ve elde
edilen impedans değerine göre vücut yağı, yağsız doku, vücut suyu, beden kitle
indeksi, enerji gereksinmesi vb. veriler elde edilir. İmpedans değerine göre
vücut yağ ve yağsız vücut dokusu uygun denklemlere dayalı olarak
hesaplanabilir. Şişman kişilerde uygulanan diyet ve egzersiz programlarının
vücut yağı ve yağsız vücut dokusu üzerine etkisinin BIA ile izlenmesinde yarar
vardır.
Total
Vücut Suyu: Yağ dokusunda su miktarı çok azdır. Ve yağsız vücut
dokusunda ki su oranı da bilinmektedir. Vücut su miktarından FFM ve yağ miktarı
bulunabilmektedir. Pratikte deuterium oksit, tritium oksit kullanılmaktadır. Dilüsyon yöntemleri oldukça
basittir ve epidemiyolojik çalışmalarda pahalı değildir. Oral doz verilir ve
idrar, tükürük veya kandan 2-4 saat içinde örnek alınarak, infra-red spektrofotometre ile ölçüm
yapılır. Total vücut suyu % 1-2 doğrulukla ölçülebilmektedir. Yaş, boy ve
ağırlığa dayalı olarak pratikte bir denklem yardımı ile total vücut suyu
hesaplanabilmektedir.
Total vücut suyu
Erkek: 2,447-0,09516yaş(yıl) + 0,1074 boy(cm) + 0,3362ağırlık(kg)
Kadın: -2,097 + 0,1069boy(cm) + 0,2466ağırlık(kg)
Şişman bireylerde yağsız dokuda su miktarı artmaktadır, ayrıca şişman kişilerde
ödem de sıklıkla gözlenmektedir.
Dual energy x-ışın absorpsiyometre (DEXA) : DEXA kemik mineral
miktarının saptanması ve beş düzey modelinin tanımlanması amacıyla
kullanılmaktadır. Günümüzde DEXA kemik, yağ ve yağsız yumuşak doku ve ek olarak
da tüm vücut suyu ölçümlerinde kullanılmaktadır. Vücutta yağın dağılımını da
göstermektedir. Yağsız yumuşak doku ölçümleri tüm vücut tarayıcı ile 5-20
dakikada yapılabilmektedir. Sı8klıkla lumbar vertabranın (LI-4 veya L2-4) anterior-posterior görüntüsü değerlendirilir. Daha çok pahalı olması
nedeniyle araştırmalarda kullanılmaktadır. Aşırı şişman kişilerde tarayıcının
küçük olması nedeniyle kullanımı zordur. Ancak, geçerli bir yöntemdir. Son
yıllarda sıklıkla kullanılmaktadır.
3.HÜCRESEL: Hücresel düzeyde vücut
bileşimi üç temel bölümden oluşmaktadır. Bunlar hücreler, ekstrasellüler
sıvı ve ekstrasellüler (solid)
öğelerdir. Ekstrasellüler sıvı ve kan hacmi dilüsyon
yöntemi ile saptanır. Ekstrasellüler öğeler ise
nötron aktivasyon tekniği ile bulunur.
4.DOKU SİSTEM: Vücut bileşimi,
dokular, organlar ve sistemlerden oluşmaktadır. Vücut ağırlığı; adipoz doku +
iskelet kası + kemik + kan + diğer organların (viseral
organlar vd) toplamına eşittir. Adipoz doku adipositleri, kan damarlarını ve yapısal öğeleri içerir.
Adipoz dokunun önemli bir bölümü deri altında (subkutan)
ve iç organların etrafında ve iç organlarda (viseral)
bulunur. Adipoz dokunun dağılımı hormonal ve genetik kontrol altındadır. Yağ
dokusunun tüm vücuttaki dağılımı hastalıkların riskini göstermede önem
taşımaktadır.
Sınıflama Erkek Kadın
Zayıf < 8 < 15
Sağlıklı 8-15 15-22
Hafif Şişman 16-20 23-26
Şişman 21-24 27-32
Çok Şişman ≥ 25 ≥ 32
Tablo1: Yetişkinlerde vücut yağ yüzdesi
Doku sistem düzeyinde bilgisayarlı tomografi (CT) ve magnetik rezonans görüntüleme (MRI) ile doku, organ ve
bölgesel vücut bileşimi saptanabilmektedir. Şişman kişilerde makineye yerleşme
sorunu nedeniyle pratikte sorunlar yaşanmaktadır.
İskelet kas kitlesinin bulunmasında ise 24 saatlik idrar kreatinin ve 3-metil histidin atımları saptanır.
İdrar kreatinin atımı
:Kas kitlesinin
göstergesidir.Bireyin çalışmaya uyumlu katılımının sağlanması ve idrar
toplamada zamana uyulmasında dikkat gerektirir.
Yağsız vücut dokusu(kg): 29,08 kreatinin(g/Dl) + 7,38
6.TÜM VÜCUT: Bu amaçla çok sayıda
ölçüm kullanılmaktadır. Çeşitli vücut bileşim kompartmanları
arasında dengeli düzeyde ilişki vardır. Bu denge miktar açısından bir
ilişkidir. Bu da vücut bileşiminin tüm vücut düzeyinde antropometrik ölçümlerle
saptanmasını sağlar. Yaşlanma ve hastalıklar miktarlarda değişmeye neden olur
ve antropometri ile bu değişkenlik
saptanabilmektedir.
Zayıflama programı kişiye özel olarak belirlenir. Hangi zayıflatma yöntemi ya
da yöntemlerinin uygulanacağı kişinin alınan öyküsü ve sağlık kontrolleri
yapıldıktan sonra belirlenir. Zayıflama diyeti kesinlikle işinde uzman bir
diyetisyen tarafından kişiye özel olarak hazırlanır. |