Ana Sayfa Bodybuilding Fitness Beslenme Hesaplamalar Sporcu Sağlığı Önder AKGÜN
SAT Kısa Notlar Terminoloji Sıkça Sorulan Sorular Hareketler ve Kaslar Resimli Hareketler İlave Besin Destekleri Diyetler İletişim
 
 

Selülit Nedir

Selülit; cilt dokusunda meydana gelen ve cilde “portakal kabuğu” görünümü veren değişimlerin tümüdür. Yani bir hastalık veya rahatsızlık değildir. Ancak tıpta selülit ayrıca; cilt altı yumuşak dokuların enfeksiyonlarını tanımlamada da kullanılan bir terimdir.

Kadınlarda çok daha yaygın görülmektedir. Araştırmalar kadınların %85-98’inde belli bir ölçüde selülit olduğunu göstermektedir.

Yağlanma erkekler ve kadınlarda farklı biçimlerde oluşur. Erkeklerde yağları oluşturan ve destekleyen bağ dokusu iplikleri temel olarak deriye paralel bir biçimde uzanır ve bundan dolayı erkeklerde deri altında biriken yağ tabakaları en düşük seviyede çökmeye maruz kalmakta ve böylece de erkekler daha düzgün bir cilde sahip olmaktadırlar. Ama ne var ki kadınlardaki yağ tabakası deriye dik olarak oluşmakta ve bunun sonucu olarak da bağ dokusunun destek yapısı, deriyi aşağıya çekmekte ve pürüzlü bir yüzey meydana getirmektedir.

Selülit kadınlarda yaşanan normal bir süreçtir ve bu nedenle bilim uzun yıllar boyunca selülit tedavisi ile ilgilenmemiştir. Selülit ‘in nedenini belirlemek için yapılan araştırmaların tümü sadece son birkaç yıl içinde gerçekleştirilmiştir. Selülit ’in etkili tedavi yöntemleri ise çok daha yeni gelişmelerdir. Selülit yüzeyel yağ tabakaları arasında bulunan fibröz bantların kasılması, kısalması sonucu cilt altından derine doğru cildin içeri doğru çekilmeleri şeklinde oluşmaktadır.

Vücuttaki tüm yağ katmanları içinde yalnızca yüzeyel cilt altı tabaka selülitten etkilenir. Yüzeyel tabaka kilo kaybından etkilenen en son tabakadır. Bu nedenle egzersiz ve kilo verme selülit ‘i ortadan kaldırmamaktadır. Düzenli olarak egzersiz yapan ve düşük yağlı beslenme diyetleri uygulayan kadınlarda bile hala selülit görülebilmektedir. Bu durum, selülit ‘in kontrol altına alınmasını ve selülit tedavisini tümüyle farklı bir sorun haline getirmektedir.

Selülit Nasıl Oluşur

Birinci aşama dolaşım bozukluğu ile başlar. Bunun sonucu damar duvarlarından sızan serum, doku aralıklarında toplanarak doku ödemini oluşturur. Ödem bir taraftan kan ile yağ hücreleri arasındaki iletişimin aksamasına ve yağ hücrelerinin metabolizmasının bozulmasına yol açarken, diğer taraftan bağ dokusunun yapısının bozularak, setleşmesine yol açar.

Bunun sonucu elastikiyetini kaybetmiş fibröz bantlarla çevrili, aşırı büyümüş yağ dokusu hücrelerinden meydana gelmiş nodüller oluşur. Bu İkinci aşama olup, selülit ‘e özgü portakal kabuğu görünümü ile karakterizedir.

Üçüncü aşama ise patolojik sürecin devam etmesi sonucu, nodüllerin birbirine yapışarak daha büyük nodülleri oluşturması ve cildin kapitone bir görünüm alması aşamasıdır. Bu aşamada nodüllerin sinirler üzerine basısı nedeniyle ağrı oluşabilir.

Selülit’ e Farklı Bir Bakış - Anti - Selülit Diyeti...

Selülit Oluşumu Hakkında 4 teori

Selülit’ in oluşumuna etki ettiği düşünülen 4 teori bulunmaktadır;

1. Teori: Deri altındaki yapının çok farklı olmasıyla bağlantılıdır. Yağlı dokuyu taşıyan doku, deri altında farklı yaş gruplarında ve farklı cinsiyetlerde, ön plana çıkmasıyla ilgili farklılıklar gösterir. Bundan dolayı kadınlardaki yağ fazlalığı özellikle kadınlarda Selülit oluşumunu erkeklere göre ön plana çıkarır.

2. Teori: Kollajen ve Konektif (bağ) dokunun parçalanmasıyla oluşan oluşumdur. Eğer bu dokular yıkılırsa yağ dokusu ön plana çıkar ve görünür hale gelir.

3. Teori: Bu bölgedeki vasküler (dolaşım) sistemin ne kadar etkinlikte bir dolaşım sağladığı ile bağlantılıdır.

4. Teori: Enflamasyon süreçlerinin Selülit’ i oluşturabilecek sebeplerden bir tanesi olabileceği yönündedir. Hücre biyopsileri sonucunda Selülit ’li hücrelerde kronik enflamasyon görülmüştür.

Bütün bunlarla beraber, Selülit konusundaki teorilerin yenileri de keşfedilmektedir. Beslenmenin bu konuda anahtar rolü olduğu artık kabul edilmiş bir gerçektir. Selülit her zaman çok şişmanlık ve obezite ’nin sonucu olamamasına karşılık, yağ dokusundaki azalma her zaman Selülit dokusunda bir iyileşme görülmesini sağlamıştır. Bununla beraber bazı bulgular spesifik gıdaların ve gıda destek gruplarının, bu problemi çözmede, Anti - Selülit diyetlerinin sadece yağ kaybettirici diyetlerden daha etkin olduklarını kanıtlamıştır.

Yağ Dokusunun Yıkılmasını Hızlandırıcı Yiyecekler

Yağ birikime karşı en etkili savunma mekanizmalarından bir tanesi vücudun insülin tepkisini minimize etmektir. Bunun anlamı beslenmedeki toplam karbonhidrat sayısından düşüş yapmaktır. Fakat bunun anlamı bütün karbonhidratları elimine etmek olmamalıdır. Unutulmamalıdır ki kompleks karbonhidratlarda yüksek besleyiciliği ve fotokimyasalları (meyveler, kuru baklagiller, sebzeler içerisinde bulunurlar) ile Selülit’ in çözümlenmesi konusunda en büyük yardımcılarımızdır. Selülitle ilgili en etkili yöntemlerden bir tanesi basit şekeri ve rafine edilmiş karbonhidrat kaynaklarını tüketmemektir. Diğer bir önemli unsur ise tam buğdaydan yapılmış ekmek grubu gıdaları ve meyveler gibi kompleks karbonhidratları tüketilirken bir protein kaynağı veya sağlıklı bir yağ grubu besini ile tüketilmesine özen gösterilmesidir. Bu sayede sindirim yavaşlayacağından insülin salgısı da sınırlandırılacaktır. Gerçekten etkili bir şekilde yağ yakmak için beslenme programına biraz kahve (kafein), çay (xanthine) eklemek etkili olacaktır. Günde birkaç kere yeşil çay tüketmek ise catechin - polyphenollerinden dolayı etkili bir metabolizma hızlandırıcı olacaktır.

Kolajen Yıkıcı ve Kollajen Yapıcı Yiyecekler

Eğer kolajen yıkımı sizin için selülit sebebi ise bu yıkıma bir dur demeniz gerekir. Bu yıkımı durdurucu veya yavaşlatıcı gıdalar da size bu konuda destek olacaktır.

Soya: Östrojenin yaptığı işlerden bir tanesi de spesifik olarak kolajeni yıkmaktır. Soya içerdiği fitoöstrojenle östrojeninin görevini taklit ederek östrojen hücre reseptörlerine bağlanır ve kollajenin yıkılmasını engeller.

Bioflavonoidler: Bu grup kollajeni yıkan iki enzimi bloke ederler. Toz kakao, kırmızı şarap, üzüm suyu, üzüm çekirdeği ekstresi, üzüm kabuğu gibi proanthocyanidinlerden zengin gıdalar bu iki enzimi bloke ederek yıkımı da önlemiş olurlar. Kolajen yıkımını önlerken aynı zamanda kollajen ve yeni bağ doku yapımına da destek olmamız gerekir. Bazı besin maddeleri de bu konuda etkinlik göstermektedir.

C Vitamini: Çok kuvvetli bir antioksidan olan C vitamini, aynı zamanda güçlü bir kollajen yapıcıdır. C vitamininden zengin turunçgiller, çilek, brokoli, karnabahar, yeşilbiber gibi sebze ve meyveler de kollajen yapımında önemli rol oynarlar.

Jelâtin: Jelâtin özellikle 3 aminoasit açısından çok zengin bir içeriğe sahiptir. Bunlar; Proline, Hidroksiprolin, Glisin, Hidrolize edilmiş Jelâtin (beslenme desteği olarak bulunabilir) içerisindeki oligipeptidler sayesinde kolajen sentezine destek olur.

Dolaşımın Düzenlenmesi / Kan Akışı / Su Birikiminin Engellenmesi

Bol Bol Su İçiniz: Su biyokimyasal olayların oluşumunu maksimize eder ve vücuttan toksin ve atıkların atılmasına yardımcı olur. İhtiyaç kadar içilen sıvı normal kan basıncını sağlar, kan akışını ve hücre içerisinde sıvı oranını düzenler.

Kuşkonmaz: Doğal bir ödem söktürücüdür. Ödemi engelleyerek selülit oluşumunu da engeller.

Yağlı Balık: Yağlı balıkta bulunan Omega - 3 damarları genişleterek kan dolaşımını ve kan akışını kolaylaştırır.

Sarımsak ve Soğan: Kan basıncının düşmesine sebep olarak dolaşımın ve kan akışının rahatlamasını sağlar.

Zencefil: Aspirin gibi etki göstererek kan damarlarında plak oluşumunu engeller, daha az yapışkan hale getirir. Aynı zamanda kanı inceltici etkisinden dolayı dolaşımı ve kan akışını rahatlatır. Zencefilin anti- enflamatuar etkisi de kuvvetlidir.

Kereviz: İçerisindeki maddeden dolayı (3-butylphthalide) kan damarlarının kasılmasını önleyerek dolaşımı rahatlatır.

Muz: İçerisinde bulunan potasyumla (yaklaşık 500 miligram / meyve) kan basıncını düşürür ve dolaşıma yardımcı olur.

Enflamasyonu Azaltmak İçin;

Balık ve Keten Tohumu: Omega- 3 ve Alfa linolenik asidin anti enlamasyon özelliğinden dolayı selülit için tüketilmelidir.

Antioxidantdan Zengin Gıdalar: Bu tür gıdaların enflamasyonu kontrol altına alma ve tedavi etme konusundaki etkinliği zaten bilinmektedir. C,E vitaminleri ve beta, karoten, minerallerden çinko, manganez, selenyum, bakır en bilinen antioksidanlar arasındadır. Antioksidanlardan en fazla şekilde yararlanmak için, antioksidanlardan zengin yiyecekleri multi vitamin tabletlerine tercih edin. Kuru erik, kuru üzüm veya herhangi bir koyu renkli meyve ve sebze bu konuda en büyük destekçiniz olabilir. Hint mutfağında bolca kullanılan Hint Safranı (zerdaçal) antioksidan yönünden kayda değer zenginliktedir.

Bioflavonlar: Enflamasyonu engellemede ve tedavi etmede çok etkili oldukları gibi kolajen ve elastazın da yıkılımını engellemede çok etkilidirler. Hücre zarını koruyarak, tamirini de yaparlar. Bioflavonlardan zengin gıdalar arasında soya, soğan, yeşil fasulye, lahana çeşitleri, elma, turunçgiller ve suları, kuru erik yer almaktadır.

Ananas: Bulundurduğu bromelain enzimi sayesinde fazla su atılımı destekleyerek, ödemleri azaltır, morarmaları ve bu bölgelerdeki ağrıların azalmasına yardımcı olur.

Örnek Anti - Selülit Diyeti

Kahvaltı

1 Tam yumurta (yağsız her şekilde pişirilmiş olabilir)

1/ 2 Su bardağı yulaf ezmesi (Müsli- sade)

1.5 Yemek kaşığı keten tohumu (öğütülmüş)

2 Yemek kaşığı kuru üzüm

1 Su bardağı yağsız süt

Kahve (şekersiz ve kremasız)

Ara

1 Su bardağı yağsız süt 14 gr (yaklaşık çeyrek su bardağı) whey proteini ve buz karışımı

Öğlen Yemeği

Sebze ve Tavuk Sote;

Sebzeler: Soğan, sarımsak, zencefil, kereviz, yeşilbiber, brokoli, mantar ve 100 gr. Tavuk (derisiz), 2 Tatlı kaşığı fıstık yağı ve bir miktar soya sosu (tuzu azaltılmış) 3 Yemek kaşığı esmer pirinç pilavı

1 Portakal

Yeşil çay

Ara

1Su bardağı sebze suyu

Kavrulmuş soya fasulyesi (tuzsuz) ½ su bardağı

Su

Akşam

120 gr. Somon ızgara

Sebze kavurma; kuşkonmaz, brokoli, soğan, sarımsak, domates, limon suyu, Hint Safranı ve baharatlarla kavrulmuş

1 Bardak ananas suyu

Ara

1 Bardak kakaolu süt (1 tatlı kaşığı kakao)

Selülit ‘in Nedenleri

Yakın bir zaman öncesine kadar selülit ’in nedenini bulmak için yapılmış olan çok az sayıda araştırma vardır. Bunun sonucunda ise birçok varsayım ortaya atılmış olsa da pek az soruya yanıt bulunabilmiştir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar selülit ‘in başlıca iki nedeni olduğunu ortaya çıkarmıştır.

• Yağı çevreleyen bağ doku destek sisteminin sertleşmesidir. Bu kısımlara bağ dokusu bölmeleri (fibröz septa) denilmektedir. Bunlar kollajen yapısındadır. Zamanla bu bölmeler sertleşmekte ve kısalmaktadır. Bu kısalma, selülit ‘i karakterize eden çukurumsu görünümün büyük bir bölümünde etkendir. Ayrıca, bu büzülüp kısalmadan dolayı kan damarları ve lenf dolaşım sistemi de bloke olmakta ve kan akımının bu şekilde engellenmesi fibröz septaları daha da sertleştirmektedir. Lenf sisteminin bloke olması ise kalın, kaba ve düzensiz bir deri görünümüne neden olmaktadır.

• Selülit ‘in başlıca nedenlerinden ikincisi ise yağ hücrelerinin “retiküler dermis” olarak bilinen derinin alt kısmı içinde çıkıntı oluşturmasıdır. Bu çıkıntılar ise çukurlaşmayı arttırarak görünümü daha da kötüleştirmektedir.

Selülit tedavilerinde gerçekten iyi sonuçlara ulaşılabilmesi için bu sorunların ikisinin de masaya yatırılması gereklidir. Son döneme kadar uygulanan tedavilerde bu sorunlardan herhangi birine ilişkin etkili bir yöntem mevcut olmadığı gibi ikisine birden yönelen tedaviler ise çok daha az sayıda ve verimsiz olmuştur. AWT (Acoustic Wave Therapy) bu sorunların her ikisini birden ele alacak ve bunu en az acı ve yan etki ile yapacak bir tedavi sağlanmasında Türkiye’deki ilk uygulamadır: Bu uygulamanın adı Akustik Dalga Terapisi(AWT) ’dir.

Selülit ‘in Başladığı Dönemler

Hamilelik dönemi: Bu dönemde anne vücudunda bos kalmış çok sayıda folikülin hormonu birikir ve selülit oluşumuna zemin hazırlar.

Ergenlik dönemi: Selülit ovüllerinin belirmesi, cinsel değişimle birlikte ortaya çıkar.

Menopoz öncesi: Hormonal durumdan dolayı zaten var olan selülit daha da artarak yerleşir.

Selülit Dereceleri

Derece 0 selülit: Deri iki parmak arasında sıkıldığında bile ortaya çıkmaz

Derece 1 selülit: Ayakta dururken ve yatarken selülit görülmez. Deri sıkıldığında portakal kabuğu görünümü ortaya çıkar.

Derece 2 selülit: Ayakta dururken selülit görülür ancak yatarken kaybolur.

Derece 3 selülit: Ayakta ve yatarken selülit görüntüsü ortaya çıkar

Selülit İle İlgili En Çok Sorulan Sorular – Cevaplar

İlk Adım – Vücudunuzdaki toksinlerden kurtulun..

Selülitten kurtulma işlemlerinden önce toksinleri vücudunuzdan atmanız önemlidir. Selülit tedavi yöntemlerini uygulamadan önce hayatınızda aşağıdaki değişiklikleri yapın:

Beslenme Alışkanlığı.

Sigarayı bırakın, alkollü içki ve kola, kahve gibi kafein içeren içeceklerden uzak durun. Sade su için. Toksinleri ve zararlı maddeleri vücuttan atmak için, günde ortalama 1,5 litre su içmek gerekir. Yapay tatlandırıcılardan, renklendiricilerden ve katkılı yiyecek, içeceklerden kaçının. Doğal olmayan ve toksinleri artıracak besinlerden uzak durun. Selülit tedavisinde tuzu asgari düzeye indirmek gerekir. Fındık, fıstık, çekirdek gibi kuruyemişleri yemeyin. Kırmızı et kullanımına ara verin. En iyisi balık tüketin. Tavuk yiyeceğiniz zaman derisini ve yağlarını çıkarın. Sizin için zor olacak, ama süt ürünleri yemeğe ara vermelisiniz. Patates, pirinç, elma, havuç su tutucu gıdalardır, bunlardan tüketmemeye gayret edin. Lifli gıdalar tüketin.

Hayatınızdan Stresi Uzaklaştırın.

Vücudumuzda yer alan selülit kendi başına bir stres kaynağıdır. Vücudunuzu zorlayacak hareketlerden kaçının – aerobik, ağırlık kaldırma gibi. Daha kolay hareketlere yönelin. Örneğin; yüzme, dans gibi. Stresten uzak durun. Stresli vücut yağlardan kurtulmak yerine onları korumaya yönelir.

Banyo ve düzenli duş selülit tedavisinde önemli rol oynar. Özellikle soğuk duş, kan dolaşımını arttırdığından selülit oluşumunu engelleyici özellik taşır.

SELÜLİTTEN NASIL KORUNULUR?

• Kilonuzu koruyun. Günde 1500 kalori alın.

• Çok hareket edin, örneğin jogging yapın, bisiklete binin, yüzün, jimnastik yapın.

• Ayrıca vitamin ve mineral alın. A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendirir.

• Vücudun fazla suyunu atması için beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, kereviz, çilek ve pilav yiyin.

• Tuz, şeker, alkol, sigara, koyu çay, kahve, çikolata, kızartma ve undan uzak durun.

• Derinin kanla beslenmesini teşvik edin. Örneğin masaj eldiveni ile kendi kendinize yapacağınız masajla, bir sıcak, bir soğuk duşu sorunlu yerlere tutun. Saunanın da yararı vardır.

Sert sporlar, vücudun belirli bir kısmını çalıştıran ve düzensiz yapılan sporlar hiçbir işe yaramaz. Selüloit ‘e karşı en etkili sporlar tempolu yürüme ve yüzmedir. Fakat tıbbi olarak, bütün sporlar içinde en iyisi jimnastiktir. Toksinleri ve zararlı maddeleri vücuttan atmak için, günde ortalama 1,5 litre su içmek gerekir. Ancak bu, herkes aynı miktarda su içecek demek değildir. Çünkü her insanın gereksinim duyduğu miktar farklıdır. Genel olarak içilecek sıvı miktarı kiloyla da ilişkilidir. 90 kiloluk bir kişi fazla zorlanmadan bir günde 3 litre su içebilir. Oysa 50 kiloluk biri için bu miktar fazla gelebilir.

SELÜLİT BİR HASTALIK MIDIR?

Evet, selülit bir hastalıktır. Tıptaki adı Hidrolipodistrofidir.

SELÜLİT TEŞHİSİNİ KENDİMİZ KOYABİLİR MİYİZ?

Evet. Cilt iki parmak arasında kıstırıldığında, cildin dış tabakasında girinti ve çıkıntılar meydana gelir ki tıpta buna portakal kabuğu görünümü denir.
SELÜLİT KADINLARDA HANGİ BÖLGELERE YERLEŞİR?
Uyluğun üst kısmı, dizin ve bileğin iç kısımları, kaba et ve baldırların arkası ve üst bacaklara genelde süvari pantolonu şeklinde yerleşir.

SELÜLİT REJİMLE GEÇER Mİ?

Hayır, selülit tüm zayıflama rejimlerine karşı dirençlidir. Özel bir tedavi gerektirir, kendi kendine geçmez.

SELÜLİT NELERDEN OLUŞUR?

Selülit üç elemandan oluşur: 1-Dayanıklı hale gelmiş bölmeli bir konjonktif doku. 2-Su molekülleri ve tuz molekülleri. 3-Konjonktif doku içine hapsolmuş yağ hücreleri birikintileri. Bu bölgesel yağ birikimi, cildin hareketliliğinin azalması ve kalınlığının artmasıyla kendini gösterir. Elle dokunulduğunda cilt pütürlü, sertleşmiş ve muntazam olmayan bir görüntü verir.

SELÜLİT AĞRILI MIDIR?

Evet, selülit ağrılı olabilir. Ağrının şiddeti selülit ‘in sinir liflerinin üzerine yapmış olduğu basınç derecesiyle orantılıdır.

ZAYIF KADINLARDA SELÜLİT OLUR MU?

Evet, selülit zayıf hatta sıska kadınlarda bile görülebilir.

SELÜLİTİN NEDENLERİ NEDİR?

1-Hormonal nedenler: Hiper folikülin, yani kadınlarda yumurtalardan salgılanan folikülin hormonunun artışı. Bu hormon, dokularda su tutma özelliği nedeniyle selülit ‘e zemin hazırlar.

2-Soya çekim: Anne selülitli ise çocuğunda da selülit görülebilir.

3-Dolaşım bozukluğu (damar yetmezliği): Selülit ve damar yetmezliği birbirine paralel gider. Yani selülit damar yollarında oluşur ve damarları sarar, sıkar. Bu durum kan dolaşımını daha da zorlaştırır ve varisler meydana gelir. Bu da damar yetmezliği, selülit, varis, daha ileri derecede damar yetmezliği olarak gittikçe ciddi boyutlara varır.

SELÜLİTİN OLUŞMASINDA DİĞER NEDENLER NELERDİR?

Kabızlık, hipotiroid, doğum kontrol hapı kullanımı, karaciğerin kötü fonksiyonu ve sinirsel düzensizlik.

KAÇ AŞAMADA GELİŞİR?

Selülit üç aşamada gelişir. Birinci aşaması dolaşım bozukluğudur, damarlardan çıkan su dokulara dolar. Dokular acılı ve duyarlıdırlar. Ödemli denilen bu devrede başarılı bir şekilde tedavi yapılabilir. Bu devrede tedavi yöntemi mezoterapidir. İkinci aşamada, ödem daha da fazlalaşır. Bu aşamada selülit ‘i buradan atmak oldukça güç olmasına karşın, tıpta mezoterapi ile başarılı bir tedavi mümkündür. Üçüncü aşamada, bu dokularda biriken yağ, su ve tuz molekülleri organizma tarafından kullanılamaz ve selülit yerleşir.

SELÜLİTTE NASIL BİR BESLENME REJİMİ UYGULANMALIDIR?

Rejim, su açısından zengin, tuz açısından zayıf olmalıdır. Selülit tedavisinde tuzu asgari düzeye indirmek gerekir. Balık, kabuklu deniz ürünleri, kümes hayvanı ve yumurta yenilerek protein açısından zengin bir beslenme uygulanır. Proteinlerin ödemi önleyici ve iştah artırıcı bir rolü vardır. Şekerlemeler, hamur işleri, bakliyat kaldırılmalı, alkolden uzak durulmalıdır. Zira alkol kanda yağa dönüşür ve vücutta birikir.

SELÜLİT HANGİ YÖNTEMLERLE TEŞHİS EDİLİR?

Termografi, ekografi ve manyetik rezonans.

SELÜLİTTE UYGULANAN MEZOTERAPİ YÖNTEMLERİNDE

HEDEFLENEN AMAÇ NEDİR?

Tedavinin asıl amacı selülit ‘i oluşturan süreci tersine çevirmek ve yağ hücreleri düzeyinde lipolizi tekrar harekete geçirmektir. Yani, birikimi ortadan kaldırmak, lenf ve kan dolaşımını rahatlatmak, lipoliz mekanizmasını tekrar harekete geçirmektir.

LİPOLİZ NEDİR?

Yağ hücrelerinin boşluğunda depolanan yağların kimyasal olarak parçalanması ve eritilmesi, enerji olarak vücuda verilmesi olayıdır.

KİŞİ SELÜLİTLİ Mİ DOĞAR?

Hayır, kişi selülitli doğmaz. Ne bebek, ne de çocuklarda selülit vardır. Selülit gerçek olarak erişkinlik döneminde ortaya çıkar. Ancak selülitte kalıtımın önemli rolü vardır. Kalıtımın kesin surette etkili olabilmesi için, hem anne hem de babada yağ fazlalığına ilişkin sorunların bulunması gerekir. Bu durumda kişinin, ilk ergenlik belirtilerinden itibaren ve daha sonra da yaşamının değişik evrelerinde, örneğin gebelik ve menopoz gibi hormonal açıdan çok önemli zamanlarda da izlenmesi gerekir.

HAMİLELİK SELÜLİTE UYGUN ORTAMI HAZIRLAR MI?

Vakaların çoğunda hamilelik gerçekten selülit ‘in belirmesine neden olur. Çünkü doğumdan önce ve doğumdan sonra meydana gelen hormonal değişimler, gerçek bir dengesizliğin kaynağıdır. Doğumdan sonra selülit biraz azalsa da bir miktar selülit birikimi kalır.

MENOPOZ DÖNEMİ ŞİŞMANLAMA DÖNEMİ MİDİR?

Menopoz döneminde özellikle kiloda fazlalığa doğru belirli bir eğilim vardır. Ayrıca hormonal dengesizlik, vücudun su tutması ve selülit görülür. Psikolojik açıdan, kadın cinselliğindeki değişim ve buna eklenen çeşitli olaylar kadınlarda depresyona doğru bir eğilim yaratabilir. Kadınlar da kendilerini avutmak için genellikle kontrolsüz ve hatta oburluğa varan bir yeme alışkanlığının içine düşerler ve kilo alırlar.

SPOR SELÜLİTİ TEDAVİ EDER Mİ?

Hayır, sert sporlar, vücudun belirli bir kısmını çalıştıran ve düzensiz yapılan sporlar hiçbir işe yaramaz. Selülit ‘e karşı en etkili sporlar tempolu yürüme ve yüzmedir. Fakat tıbbi olarak, bütün sporlar içinde en iyisi jimnastiktir. Bunun bir avantajı da herkes tarafından istenildiği yerde, istenilen zamanda ve şekilde uygulanabilmesidir.

SELÜLİT ÇOK OLDUĞUNDA TEDAVİSİ DAHA MI ZORDUR?

Hayır. Tedavi daha uzun sürer, ama daha güç değildir. Yöntem her zaman aynıdır. Esas zor olan, hastaya kendini sevmeyi öğretmek, harekete geçirmek ve mücadele bilinci kazandırmaktır.

ERKEKLERDE NİYE SELÜLİT OLMAZ?

Erkeklerde selülit olmamasının en önemli nedeni onlarda başka hormonların, özellikle de yağlı hücre oluşumunda hiçbir etkisi olmayan erkeklik hormonunun bulunmasıdır.

SELÜLİT BÜYÜME ÇAĞINDA TEDAVİ EDİLMELİ MİDİR?

Selülit, genellikle büyüme çağında ortaya çıkar. Psikolojik bir sorundan kaynaklanan bir oburluğun sonucu olmadığı halde 14-15 yaşlarında selülit oluşması, hormonal bir düzensizliğin işaretidir. Genç kızlarda selülit oluştuğunda, düşük kalorili bir rejim izlenebilir, spor ve jimnastik yapılabilir ve çok gerekirse mezoterapi uygulanabilir.

ŞİŞMANLIK İLE SELÜLİT ARASINDA NE FARK VARDIR?

Bu ikisini kesinlikle karıştırmamak gerekir. Eğer kişi şişmansa mutlaka selüliti de vardır. Ama selülit cildin derin dokularını bile etkileyen, temelde hormonal kökenli özel bir bozukluktur. Ve bu bozukluk, son derece zayıf kadınlarda bile görülebilir. Fazla kiloların tüm vücuda yayılmasına karşın selülit, bacak, baldır, kol gibi belirli bölgelerde görülür.

SIK SIK KİLO ALIP VERMEKTEN NİYE KAÇINMALIYIZ?

Bazı kimseler sürekli kendilerini kısıtlamaktansa, çok kötü bir görünüş alıncaya kadar yiyip şişmanlar, sonra da bu kilolarını çok hızlı bir şekilde vermeye çalışırlar. Bu sistemin sakıncaları çok fazladır. Bu tür rejimler organizma için zararlı, metabolizma içinse korkunçtur. Ayrıca sık kilo alıp verme, mekanik faktörler nedeniyle cildin kendini bırakmasına neden olur, deride çatlaklar meydana gelir.

GÜNDE 3 LİTRE SU İÇİLMELİ Mİ?

Toksinleri ve zararlı maddeleri vücuttan atmak için, günde ortalama 1,5 litre su içmek gerekir. Ancak bu, herkes aynı miktarda su içecek demek değildir. Çünkü her insanın gereksinim duyduğu miktar farklıdır. Genel olarak içilecek sıvı miktarı kiloyla da ilişkilidir. 100 kiloluk bir kişi fazla zorlanmadan bir günde 3 litre su içebilir. Oysa 40 kiloluk biri için bu miktar fazla gelebilir. Ayrıca, vücutları su tutan kadınlar, içmeye başlar başlamaz şişkinlik meydana gelir. Bu durumda selülitten önce bu rahatsızlığın tedavisi ele alınmalıdır.

Selülit ‘in Kilo İle İlgisi Nedir?

Selülit ‘in genellikle dengesiz beslenme sonucu oluştuğunu biliyor muydunuz? Sağlıklı bir diyetle desteklenmeyen selülit ‘in tekrarladığını ve dengeli beslenme alışkanlığı olan kişilerde selülit ‘e daha az rastlandığını tespit edilmiştir. Daha sonra sağlığa zararlı olmayan ancak etkili tedavi aletleriyle yağlar parçalanır. Daha sonra masaj aletiyle parçalanan yağların dolaşım yoluyla atılması sağlanır.

Dengeli beslenme alışkanlığı kazanmak:

Evet; insan farklı yiyecekleri bir araya getirip pişirerek kendi yemek zevkine uygun gıdalar hazırlayabilen tek canlıdır. Ancak, aynı zamanda doğada dengesiz beslenmeyi becerebilme açısından da tektir insan. Dengesiz beslenme sonucu oluşan şişmanlık, zayıflık, selülit gibi sorunlar; kalp, karaciğer, damar hastalıkları yalnızca insanda görülür. Dengeli beslenme alışkanlığı, bisiklet kullanmayı öğrenmeye benzer. Ailenize ve sizden sonraki kuşaklara miras bırakabileceğiniz bu alışkanlık, bir kez öğrendikten sonra bir daha asla unutulmaz. Herhangi bir programı uyguladığınızda, kendinize en uygun beslenme ve diyet yöntemini, değişen şartlarınıza veya isteklerinize göre yiyecek türlerini, miktarlarını değiştirmeyi öğrenirsiniz. İdeal kilonuz ve ölçülerinize ulaşana kadar devam eden bu diyet sürecinden sonra merkezimizin uzmanları ile birlikte ideal kilonuzu korumanız için size uygun beslenme alışkanlıklarını kazandırma dönemi başlar.

Selülitten Korunmak İçin Düzenli Egzersiz

Selülit konusundaki birçok uzman, selülit oluşumunun durdurulması veya erken dönemlerdeki selülit ‘in ortadan kaldırılmasında, egzersizin en ucuz yöntem olduğu konusunda fikir birliği içindedirler. Yağların azaltıldığı bir diyetle birlikte yapılacak egzersizler, selülit için çok yarar sağlayıcıdır. Haftada 3 kez, 30 ar dakikalık uygulanacak, dolaşım sistemini güçlendiren egzersizler bu amaçla yapılır. Egzersiz selülitli bölgelerde dolaşımın artmasına ve kas hareketleri sayesinde de lenf akımını hızlandıracaktır, ayrıca kaslara gerginlik verecektir.

Yaşı genç olan kadınlara hafif ağırlık çalışmaları da önerilir.

Özellikle, selülit ‘in geliştiği kalça, basen bölgelerindeki kaslarını çalıştıran egzersizlerde fayda sağlar.

Bu egzersizler için kişi, sağ tarafı üzerine yere yan yatar.

Sağ bacağını 90 derece kıvırır.

Sağ kolunu ileri doğru uzatır ve iyice gerer.

Sol bacak düz durumda bulunur.

Yavaş yavaş sol bacak kalça seviyesine kaldırılırken nefes verilir.

Sol bacak kalça seviyesine geldiğinde 3 saniye tutulur ve yavaşça indirilir ve derin nefes alınır.

Bu egzersizler sırasında nefes kontrolü çok önemlidir.

Bu hareketi 3-4 kez tekrarlanmalıdır. Sonra diğer yan üzerine yatarak, diğer taraf kaslarına aynı egzersiz yaptırılır.

Bu hareket bittikten sonra alt tarafta bulunan bacak kadar üstteki bacakta kıvrılır ve aynı işlemler tekrarlanır.

Son hareket ise, her iki bacakta dizden 45 derece kıvrılarak yapılır.

Dizlerde Selülit görünmesi, alt bacak bölgesinin ön tarafında bulunun kasların gerginliklerini kaybetmelerinden dolayı belirgin olur. Bu kasları güçlendirmek amacı ile ayakta dururken, ayaklar kalça genişliğinde açılır ve dizleri kırarak vücudunuzu alçaltın, dizlerinizin zorlandığı açıya kadar inin ve sonra tekrar dik duruma gelin.

Bu hareketi 30 kez tekrarlamanızda yarar vardır. Her gün uygulanabilir basit bir egzersizdir.

Kurbağalama yüzmek, bacak iç bölgelerindeki kasların gerginliğini arttırır ve selülit için iyi bir egzersizi oluşturur.

Hızlı bir tempodaki 20 şer dakikalık yürüyüşlerde genel olarak kalça ve bacak bölgeleri için yararlıdır. Haftada 3-4 kez yapılmalıdır.

Parmak uçlarında yükselmek ve inmek bileklerin daha ince ve kasların daha gergin görülmesini sağlar. Hareket 15-25 kere, her gün tekrarlanmalıdır.

SELÜLİT ’İ TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Selülit derinin alt tabakasında, yağ dokusunun hemen çevresinde oluşan ve derinin üst bölümünde pütür pütür görüntü bırakan bir hastalıktır. Kadınların korkulu rüyası olan ve bir güzellik kusuru olarak kabul edilen selülit ‘e karşı önlemler alınmalıdır.

BESLENME

Beslenme ne kadar fazla tek yönlü olursa, selülit ‘e o kadar çabuk aday olursunuz. Özellikle de fast food ‘a ve hazır yemeklere karşı olan eğilimimiz dokuları kötü yönde etkiliyor. Hayvansal yağlar, şeker ve tuz da en kötü düşmanlarımız. Bunlar yağ hücrelerini şişiriyorlar, dokularda su yapıyorlar ve vücudun atıklardan temizlenmesini önlüyorlar. Özellikle de yağlar doyma hissini büyük ölçüde etkiliyor. Örneğin, mayonezli patates salatası veya kızartması yerken "doydum" sinyali karbonhidratlı bir öğünden (örneğin spagetti) çok daha geç gelir. Sonuçta daha fazla yeriz ve dokulardaki yağ depolarını aşırı derecede besleriz. Hücreler şekilsiz bir kütle haline gelir ve on kat daha büyür. Bu nedenle yemek listenizde taze, yağsız ve besleyici maddeleri fazla olan meyve, sebze, kepek, çavdar ürünleri ve baklagiller gibi yiyecekler bulunmalıdır. Bu besinlerde bir yanda dokuları atık maddelerden temizleyen, öte yanda hücrelere besleyici maddelerin naklini çabuklaştıran fazla miktarda potasyum vardır. Portakal, muz, karpuz, avokado, havuç, şalgam, fasulye, bezelye ve patates fazla miktarda potasyum içerirler.

BAKIM

Günümüzün yeni antiselülit kremleri deriye hemen giriyor ve doğrudan doğruya yağ hücrelerini etkiliyor. Etkili maddelerin bazıları yağ depolarını bloke eder, bir kısmı trafik polisi gibi etki yapar, yağ alımını ve naklini ayarlar. Baş aktörlerin biri de kafeindir. Kafein yağı ayrıştıran enzimleri harekete geçirir ve bununla birlikte lenf akışını kolaylaştırır. Su en iyi temizleyici maddedir. Bol su içmek dokuları zehirli ve atık maddelerden temizler. Ayrıca kalsiyum, potasyum, demir ve magnezyum gibi maddeler dokuları sıkılaştırırlar. Bunların etkisini dışarıdan kullanılan antiselülit ürünleri kuvvetlendirir. Aynı zamanda vücudun atıklardan temizlenmesinde de etkili olur.

MASAJ

Selülitte özellikle de etkili olan insanın kendi yaptığı drenajdır. Bu nedenle kendi kendinize şu masajı yapın: Masaja okşama hareketleriyle başlayın. Üst uyluklara önce bir, sonra iki elinizle yumuşak bir şekilde aşağıdan yukarı doğru kalçalarınıza kadar masaj yapın. Daha sonra derinizi sıkıştırmadan baş ve işaret parmaklarınızın arasına alın ve yoğurur gibi masaj yapın ve bu arada dizlerin iç tarafını unutmayın. Antiselülit kremlerinin dokulara etkisi, daha önce masaj yapıldığı takdirde iki kat daha fazla olur. Nedeni, lenf ve kanın harekete geçmesidir.

DURUŞ

Yüksek topuklar, yanlış yürüme hareketleri, kambur oturma... Bunlar selülit ‘e yol açan nedenlerdir. Çünkü bu saydıklarımız toplardamarlarda ve lenf damarlarında kanın geriye doğru akışını olumsuz yönde etkilerler. Özellikle de yanlış bir oturma şeklinde iç organlar sıkışır. Sonuçta zehirli maddeler vücuttan o kadar çabuk çıkmaz ve atık maddeler dokularda toplanır. Ve deri gevşer, çukurlar oluşur. Bu nedenle her zaman şunu düşünün: Karın içeri, göğüsler dışarı. Dik durma vücudu uzatır ve daha zayıf görünürsünüz. Oturuş için de aynı şey geçerlidir: Duruş hatalarını bilinçli olarak dengelemek için sırt egzersizlerinin yararı vardır. Haftada iki kere jogging ve bisiklete binmeyle buna yardımcı olun.

ENZİMLER

Enzimler tam bir yağ yiyicidirler. Bu enzimler elmada vardır ve yiyeceklerin hiçbir engelle karşılaşmadan değerlendirilmesini ve nakledilmesini sağlarlar. Böylelikle yağ depolarında daha az birikirler. Elmayı iyice çiğneyin, çünkü enzimlerin faaliyeti ağızda başlar.

UZMAN YARDIMIYLA TEDAVİ

Çeşitli etkili yöntemlerle selülit artık kesinlikle tedavi ediliyor. Selülit tedavisinin tıbbi tedavi şekilleri

        • Tıbbi masajlar: Selülit tedavisinin en önemli ayağı masajdır. Çünkü masaj kan ve lenf dolaşımını harekete geçirir ve dokuların taze oksijen ile dolmasını sağlar. Selülit tedavisinde etkili olan iki tür masaj vardır.

               

                a. Dolaşım masajları: Kan ve lenfatik dolaşıma yöneliktir. Bu masaj deri altı kan dolaşımını aktive ederek, dokunun canlanmasını sağlar.

                b. Lenfatik drenaj masajları: Bu masajlar özellikle lenf dolaşımı üzerinde etkilidir. Masajın, hem elle, hem de aletle uygulanan şekilleri vardır. Elle olan daha yüzeysel olurken, aletli masajın derinlemesine bir etkisi vardır.

Her iki masaj sonunda hücrelere bolca oksijen gider ve toksinlerin vücuttan atılması kolaylaşır.

• Selülit ve Lenf Drenajı Masajlar:Bu masajlar özellikle lenf dolaşımı üzerinde etkilidir. Masajın, hem elle, hem de aletle uygulanan şekilleri vardır. Elle olan daha yüzeysel olurken, aletli masajın derinlemesine bir etkisi vardır. Her iki masaj sonunda hücrelere bolca oksijen gider ve toksinlerin vücuttan atılması kolaylaşır. Selülit ‘e özellikle de etkili olan insanın kendi yaptığı drenajdır. Bu nedenle kendi kendinize şu masajı yapın; masaja okşama hareketleriyle başlayın. Üst uyluklara önce bir, sonra iki elinizle yumuşak bir şekilde aşağıdan yukarı doğru kalçalarınıza kadar masaj yapın. Daha sonra derinizi sıkıştırmadan baş ve işaret parmaklarınızın arasına alın ve yoğurur gibi masaj yapın ve bu arada dizlerin iç tarafını unutmayın. Antiselülit kremlerinin dokulara etkisi, daha önce masaj yapıldığı takdirde iki kat daha fazla olur. Nedeni, lenf ve kanın harekete geçmesidir.

• Akupunktur: Organizmanın değişik fonksiyonlarının hepsinin kumandası kulakta bulunur. Akupunktur ile bu fonksiyonlar harekete geçirilir. Bu fonksiyonların arasında su birikmesine neden olanlar da aktive edilir.

• Ozon terapi-Ozon banyosu: Ozon terapi, hücre oksijenlenmesini baz alarak, başarılı bir şekilde selülit tedavisinde de uygulanır. Artıklarla dolu olan selülit hücrelerini oksijen ile temizlemeye yönelik bir programdır. Ozon terapi bir kabın içerisinde gerçekleşir. Bu sırada ozon buharın epiderm tabakaya kadar girip o bölgenin oksijen ile dolmasını sağlayarak, dokusal kan dolaşımını aktive eder.

• Lazer terapi: Lazer terapi ikiye ayrılır; soğuk lazer ve sıcak lazer. Soğuk lazer, helyum neon lazer olarak da anılır, selülitli bölgedeki hücreler üzerine uygulanır. Lazer, burada hücreleri geçerek değişimleri hızlandırıp, o bölgede su tutulmasını engeller. Sıcak lazer, selülit ‘in oluştuğu hareketsiz bölgeye uygulanarak, orada bulunan dokuların dolaşımını sağlar.

• Ultrason: Kadındaki hemen hemen fark edilemeyecek kadar küçük yağları bile derinliğine yakalayıp, parçalamayı başarır. Daha fazla yağlanmanın olduğu bölgelerde de daha derine gidilerek lenfleri uyarır ve yine parçalar.

• Basınç terapisi: Bu metotta bacaklar sarılır. Hava basıncı ile çalışan bir odaya girilir. Çok dikkatlice yavaş yavaş, hava basıncı azaltılır. Bununla da lenfatik dolaşım ve kan dolaşımı harekete geçer. Tabi burada önemli olan kişiye özel bir programlama yaparak, herkesin ihtiyaçlarına uygun bir tedavi uygulamaktır.

• Mezoterapi: Bu yöntemde, sıvı haldeki ilaçların şırınga darbeleriyle uygulanması esastır. Daha yeni bir versiyonu da homeopati yöntemini kullanarak, tahmin sistemini çalıştırmak ve öngörüden yararlanarak uygulama yapmaktır. Hiç yan etkisi olmayan natürel maddelerden faydalanılır. Bu yöntem, kan toplanmalarını da önler.

• Lipoelektro: Bu, uzun iğnelerden yararlanmak suretiyle yapılan bir yöntemdir. Uzun, çok ince uçlu ve keskin iğnelerle uygulanır. Elektro ile yağlı bölge arasında bir bağlantı kurulur. Çok düşük düzeyde çalıştırılarak, selülitli bölge üzerinde çalışılır. Bu bölge üzerinde, düzenli ve sık aralıklarla işlem yapılır. İğne, selülitli bölgedeki yağları parçalar ve yağları ortaya çıkartır ve aşırıya kaçmadan bunlar boşaltılır

Selülit ve Bitkiler

Selülitle savaşta bitkiler

Selülitlerden kurtulmak için bitkiler yaygın olarak kullanılmaktadır. Dere otu kökü idrar söktürücü özelliğiyle organizmayı toksinlerden arındırır, endokrin bezlerinin metabolik işlevlerini normalize eder. Huş ağacı selülit oluşumuna de zemin hazırlayan, vücudun dokulardaki fazla suyu atmasını sağlar. Taze meyve ve sebze, özellikle kivi, limon, yulaf, bezelye, fasulye ve mercimek yiyerek cildinizin daha gergin bir yapıya sahip olmasını sağlayabilirsiniz. Beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, çilek ve kereviz ise vücudun fazla suyu atmasını sağlar. Ayrıca yeşil çay, biberiye çayı, rezene çayı, zencefil, mısır püskülü yardımcı olabilir.

Selülit ‘e karşı aşağıdaki bitkisel yağlar kullanılabilir; ardıç, limon, bergamot, greyfurt, turunç, limon otu, tarçın, muskat, sardunya.

Japon diyet uzmanları zayıflamak için greyfurt ve karabiber kokularının yararlı olduğunu ortaya çıkarmışlar. Bu kokularla vücudun yağ yakma işlemi arasında direk bir bağlantı olduğunu iddia ediyorlar. Bu nedenle greyfurdu aktif olarak kullanmaya başlasanız yararınıza olur. Hem deriye sürerek, hem banyoda kullanarak iyi sonuçlara ulaşabilirsiniz.

Selülit için bitkisel takviyeler:

              • Biberiye çayı, günde 2-3 bardak, tatlandırılmadan içilmelidir. Hamileler ve yüksek kan basıncı olanlar içmemelidir.

              • Enginar yaprağı çayı için; 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış yaprak, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3 bardak çay, aç karnına, tatlandırılmadan içilir.

              • Limon suyu, suyla yarı yarıya inceltilir, tatlandırılmadan, günde 1 bardak içilir.

              • Duvar sarmaşığının yapraklarını ufalayın ve bir litre sıcak suya katıp için.

              • Erkeçsakalı çiçeklerini günde 4-5 kez demleyerek aç karna için. Fincan başına iki tutam erkeç sakalı yeterli.

              • Günde en az 1 bardak greyfurt suyu için. Greyfurt selülit ‘in düşmanıdır; yağları parçalar ve cildi canlandırır.

             
Selülitten Kurtulmak İçin Sirke Maskesi

Selülitle savaşta en çok kullanılan yöntem vücudu sarmaktır. Sarmak için özel bir örtü türü kullanılmalıdır. Uzun süre vücut ısısını koruyup, “sera etkisi” ortaya çıkaracak bir madde olmalıdır. Bu yöntemde kullanılan beyaz kil çok iyi sonuçlar vermektedir.

Sirke Maskesi

Bu yöntem için sadece doğal elma sirkesi uygundur, derecesi %4-6 civarındadır.

Elma sirkesi ve suyu 1/1 oranında karıştırın. Bu karışıma limon yağı veya nane yağı veya biberiye yağı eklenebilir.

Selülitli bölgeye sürün. Üzerini naylonla ve onun da üzerini battaniyeyle kapatın.

Yarım saat – 1 saat bekleyin. Sonra maskeyi yıkayın, nemlendirici sürün.

Selülitten Kurtulmak İçin Bitkisel Takviyeler - Çaylar...


              • Biberiye çayı, günde 2-3 bardak, tatlandırılmadan içilmelidir. Hamileler ve yüksek kan basıncı olanlar içmemelidir.

              • Enginar yaprağı çayı için; 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış yaprak, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3 bardak çay, aç karnına, tatlandırılmadan içilir.

              • Limon suyu, suyla yarı yarıya inceltilir, tatlandırılmadan, günde 1 bardak içilir.

              • Duvar sarmaşığının yapraklarını ufalayın ve bir litre sıcak suya katıp için.

              • Erkeçsakalı çiçeklerini günde 4-5 kez demleyerek aç karna için. Fincan başına iki tutam erkeçsakalı yeterlidir.

              • Günde en az 1 bardak greyfurt suyu için. Greyfurt selülit ‘in düşmanıdır; yağları parçalar ve cildi canlandırır.

             
SELÜLİT İÇİN BİTKİSEL YAĞ KARIŞIMI

1/2 tatlı kaşığı susamyağı, 1/2 kahve kaşığı portakal yağı, 4-5 damla biberiye yağı, 10 damla kekikyağını temiz bir kapta karıştırın.

Sonra bu karışımı hafifçe ısıtın (vücut ısısına yakın olması yeterli).

Selülit olan bölgeye ellerinizle yedirerek sürün ve iyice yedirdikten sonra hafifçe cildi kızartacak şekilde ham ipek keseyle veya kabak lifi gibi bir keseyle sertçe bastırarak en az 10-15 dakika masaj yapın.

Daha sonra yağlı selülitli bölgeyi mutfak streçiyle sarın ve hemen ter atmak için spora veya egzersize gidin.

En az 20 dakika aktif ve terletici hareket yaptıktan sonra banyoda iyice ovalayarak yıkanın.

Eğer zamanınız varsa bu işlemi sabah ve akşam, yoksa sadece günde bir kez yapabilirsiniz.

Bacak Bakımı

Selülit genç, yaşlı, şişman, zayıf yani kadınların % 90 ‘inin şikayetçi olduğu ortak bir sorun. Selülitlerinizden mi şikayetçisiniz? O halde Bacak bakımı ve selülitlerden büyük ölçüde kurtulmak için aşağıdaki karışım tam size göre. İşe yarayacağını göreceksiniz.

Yarım tatlı kaşığı zeytinyağı, yarım tatlı kaşığı susam yağı, 9-10 damla biberiye yağı, 12 damla kekik ve 9 damla portakal yağını karıştırıp banyodan önce selülitli bölgelere masaj yaparak iyice yedirin. Yarım saat kadar bekledikten sonra saf ipek bir kese veya normal bir kese ile selülitli bölge kızarıncaya kadar iyice keseleyin daha sonra sabunlanmadan ılık suyun altında duş alıp banyodan çıkın. Üç günde bir tekrarlayın. Selülitlerinizde gözle görülür iyileşme göreceksiniz.

Günde 3 veya 4 bardak şekersiz biberiye çayı için. Selülitlere oldukça faydalıdır.

Günde 3 veya 4 bardak domates suyu içmek vücudu toksinlerden arındırır ve selülitlerin giderilmesinde yardımcı olur.

Bir kaşık ince ince kıydığınız enginar yapraklarını 1 bardak suda haşlayın. 10-15 dakika demlenmesini bekleyip süzün. Günde 2-3 bardak bu çaydan şekersiz olarak aç karnına için.

Taze sıkılmış 1 çay bardağı limon suyunu bir çay bardağı su ile karıştırıp günde bir defa için

Yarım su bardağı zeytinyağı ve yarım çay bardağı ılık suyu karıştırın. İçine yarım çay bardağı da deniz suyu kattıktan sonra karışımı avucunuza alarak selülitli bölgenizi iyice ovarak yaklaşık 15 dakika boyunca masaj yapın ve ılık duş alın.

Selülit Banyosu

Deniz tuzuyla banyo


              • Banyo suyuna karıştırılmış deniz tuzuyla haftada 1 kez 15 dakika banyo yapın. Deniz tuzu banyosu çok yararlıdır. Detaylara inecek olursak, 500 gram deniz tuzunu küvete boşaltın. Küvet suyunun sıcaklığı en fazla 37 derece olmalıdır. Banyo süresi 15-20 dakikadır. Küvetten sonra ılık suyla duş alıp, bornoz giyilmelidir. Bu banyo haftada 1 kez yapılabilir.

              • Gül yapraklarıyla banyo: Gül yapraklarını toplayıp banyo suyuna ekleyin. Cildiniz yumuşak bir hal alacak. Bu banyo aynı zamanda rahatlamak için de idealdir.

              • Deniz yosunu banyosu: Bu banyo toksinleri uzaklaştır, kirleri temizler, cildi ferahlatır. Bu banyoyu haftada 1 kez 20 dakika yapın.

              • Bir başka selülit banyosu tarifi: 300 gram bitki karışımı – lavanta, biberiye, atkuyruğu, yalancı iğde, kekik otu, mercanköşk, adaçayı, kekik karışımı küvete eklenir. 15 dakika banyo yapılır. Banyoyu masaj izledi takdirde daha etkili bir sonuç alınır.

              • Banyo reçetelerine devam; 1 bardak yoğurdu bitki yağlarıyla karıştırın. Bitki yağları karışımı için birkaç seçenek var; Birinci seçenek, 3 damla ardıç, 1 damla biberiye, 1 damla sardunya, 1 damla lavanta, 1 damla adaçayı. İkinci seçenek, 4 damla lavanta, 3 damla limon, 5 damla kekik,5 damla biberiye. Üçüncü seçenek, 6 damla kekik, 4 damla biberiye, 2 damla limon. Suyun sıcaklığı 37 derece, banyo süresi 20 dakika.

              • Doğal Banyo: Ayrık otu ile zemberek otu birlikte ezilir. Elde edilen karışım yarım saat tuzlu suda kaynatılarak süzülür. Sıvı bir kaba alınarak gün boyu dinlendirilir. Gün aşırı yatmadan önce sıvı ısıtılarak oturak banyosu yapılır.

              • Antiselülit Banyosu: 5 damla tarçın yağı + yarım bardak ılık süt karıştırılır, sıcak banyo suyuna eklenir. Banyo süresi en fazla 5 dakikadır.

              • Portakal kabuğundan kurtulmak için bir başka deniz tuzu yöntemi: 1/3 oranda deniz tuzu eklenmiş bir bardak su her gün içilir.

             
Selülit ve Stres

Hayatınızdan Stresi Uzaklaştırın

Vücudumuzda yer alan selülit kendi başına bir stres kaynağıdır. Vücudunuzu zorlayacak hareketlerden kaçının aerobik, ağırlık kaldırma gibi. Daha kolay hareketlere yönelin. Örneğin; yüzme, dans gibi. Stresten uzak durun. Stresli vücut yağlardan kurtulmak yerine onları korumaya yönelir.

Banyo ve düzenli duş selülit tedavisinde önemli rol oynar. Özellikle soğuk duş, kan dolaşımını arttırdığından selülit oluşumunu engelleyici özellik taşır.
 
  • GÜNCELLEMELER
  • HABERLER